Kişisel Gelişim 3 dk okuma Selin Ertem Güncellendi:
Yeni Başlangıçlarda Üçüncü Hafta Düşüşü
İlk iki hafta kolay geçer, sonra istek aniden azalır. Bu düşüş irade meselesi değil; öngörülebilir ve yönetilebilir.
Yeni bir şeye başlamanın ilk günleri kolaydır. Spor salonuna yazılan kişi ilk hafta üç gün gider, dil öğrenmeye karar veren her akşam yarım saat ayırır, sabah erken kalkma kararı ilk günlerde şaşırtıcı bir kolaylıkla uygulanır. Sonra üçüncü hafta gelir ve bir şey değişir. Aynı iş aniden daha ağır hissedilmeye başlar.
Bu düşüş o kadar yaygındır ki neredeyse öngörülebilir. Kişiler genellikle bunu irade eksikliği olarak yorumlar ve kendilerine kızarlar. Oysa yaşanan şey büyük ölçüde başlangıçtaki koşulların doğal olarak sona ermesidir.
Başlangıcın kendisi bir yakıt sağlar
Yeni bir işe başlarken ortada henüz hiçbir başarısızlık yoktur. Her şey ihtimal halindedir ve ihtimaller genellikle iyimser hesaplanır. Kişi kendini altı ay sonraki halinde hayal eder ve bu hayal güçlü bir çekim yaratır. Ayrıca yenilik dikkati kendiliğinden toplar; hareketler tanıdık değildir, her seans bir keşif gibidir.
Üçüncü haftaya gelindiğinde bu iki kaynak da azalır. Yenilik biter, hareketler tanıdık hale gelir, keşif duygusu yerini tekrara bırakır. Aynı zamanda ilk haftaların hızlı ilerlemesi yavaşlar. Başlangıçta her seans belirgin bir gelişme getirirken, artık ilerleme küçük ve zor fark edilir hale gelir. Emek aynıdır, görünen karşılık azalmıştır.
Gerçek hayat geri döner
İlk haftalarda çoğu kişi programını yeni işine göre esnetir. Bir toplantı ertelenir, bir buluşma başka güne alınır, akşam planları sadeleştirilir. Bu esneme geçicidir. Üçüncü hafta civarında hayat olağan yoğunluğuna döner ve yeni alışkanlık artık boş bir alana değil, dolu bir programa yerleşmek zorunda kalır.
İşte bu noktada ilk çakışma yaşanır. Bir gün atlanır. Tek başına önemsizdir; asıl belirleyici olan, atlanan günün nasıl yorumlandığıdır. Kişi bunu normal bir aksama olarak görürse ertesi gün devam eder. Bozulmanın işareti olarak görürse, ikinci günü atlamak çok daha kolaylaşır.
Hedefin fazla büyük kurulması
Üçüncü hafta düşüşünün bir başka nedeni, başlangıçtaki hevesle kurulan programın gerçekçi olmamasıdır. Haftada beş gün spor, her gün bir saat çalışma, her sabah bir saat erken kalkma. Bu programlar ilk günlerde heves sayesinde uygulanabilir. Heves normal seviyesine döndüğünde ise sürdürülemez hale gelir ve kişi başaramadığını düşünüp tamamen bırakır.
Oysa sorun kişide değil, ölçüdedir. Sürdürülebilir bir program, en isteksiz olunan gün bile yapılabilecek kadar küçük olmalıdır. Haftada beş gün yerine iki gün, bir saat yerine yirmi dakika. Küçük görünen bu programlar, altı ay sonra bakıldığında büyük programlardan çok daha fazla toplam üretir; çünkü bırakılmazlar.
Üçüncü haftayı geçirmenin yolları
İlk olarak, düşüşü beklemek gerekir. Geleceği bilinen bir zorluk, sürpriz bir zorluktan daha kolay yönetilir. Üçüncü haftada isteğin azalacağını baştan kabul etmek, o hafta gelince bunu bir başarısızlık işareti olarak okumayı engeller.
İkincisi, o dönemde hedefi küçültmektir. Bırakmak ile tam programı sürdürmek arasında geniş bir alan vardır. İsteksiz bir haftada yirmi dakikayla yetinmek, hiç yapmamaktan kıyaslanamayacak kadar iyidir. Süreklilik, yoğunluktan daha belirleyicidir.
Üçüncüsü, ilerlemeyi görünür kılmaktır. Bu aşamada ilerleme hissedilmez ama var olmaya devam eder. Basit bir kayıt tutmak, kaç gün yapıldığını işaretlemek, ara sıra başlangıç noktasıyla karşılaştırmak bu boşluğu doldurur. Görünmeyen ilerleme, olmayan ilerleme gibi hissedilir.
Dördüncüsü, işi bir sonuca değil bir düzene bağlamaktır. Belirli bir gün ve saate yerleştirilmiş bir uğraş, her seferinde yeniden karar vermeyi gerektirmez. Karar vermek zorunda kalınan her tekrar, bırakma ihtimalini artırır.
Beşincisi, işi bir başkasıyla ya da görünür bir kayıtla paylaşmaktır. Tek başına sürdürülen uğraşlarda bırakmanın hiçbir maliyeti yoktur; kimse fark etmez. Aynı işi birine anlatmak, birlikte yapmak ya da düzenli olarak not tutmak küçük bir dış bağ kurar. Bu bağ, isteğin düştüğü haftalarda beklenenden fazla iş görür.
Üçüncü hafta düşüşü, işin yanlış seçildiğini göstermez. Yalnızca başlangıç enerjisinin bittiğini ve artık asıl yapının devreye girmesi gerektiğini gösterir. O yapı kurulduğunda, dördüncü haftadan sonrası ilk üç haftadan daha kolay geçer.